top of page

Gaziantep, Bir Lezzet Diyarı

  • Yazarın fotoğrafı: Gez Hadi !
    Gez Hadi !
  • 13 Haz 2020
  • 12 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 30 Ağu 2020

Gaziantep, çok uzun zamandır görmek istediğimiz şehirlerin başında geliyordu. Biz de bulduğumuz ilk fırsatta Çingene Kızı'nı, Antep el işlerini görmek ve o inanılmaz mutfağında kendimizden geçmek için Antep'e geldik. İyi ki de gelmişiz! Gaziantep, kendisine has dokusu olan bir şehir. Eskiye ait değerleri iyi korunmuş modern bir kent. Etrafınızda gördüklerinizi seviyor, dolaşmaktan keyif alıyorsunuz. İnsanlar güler yüzlü, yardımsever, mutfağı ise tek kelime ile süper. Fırsat buldukça tekrar tekrar ziyaret etmek isteyeceğiniz ve asla yabancılık çekmeyeceğiniz bir şehir. Yemenisi, bakır işçiliği, kahvesi, fıstığı, baklavası, salçası hepsi birbirinden harika. Dönerken, alabildiğiniz kadarını evinize de getirmek isteyeceksiniz!

Gezi Fotoğrafları


Gezi Planı - 2 Gece 3 Gün


GAZİANTEP HAKKINDA

Gaziantep, Güneydoğu'nun en kalabalık şehri. Sanayi ve gelişmişlik açısından da bölgede en önde yer alıyor. Türkiye'nin yerleşimi en eski kenti ayrıca Dünya'nın da halen yaşanılan en eski kentlerinden biri. Gaziantep'te çok çeşitli el sanatları mevcut. Eskiden dericilik, bakırcılık, yemenicilik, kilimcilik, el işlemeciliği ve kuyumculuk sıklıkla yapılırken, bunlardan el işlemeciliği, bakırcılık ve kilimcilik önemini hâlâ korumakta. Özelikle Gaziantep'in kendine özgü motifleri olan kilimleri ve bakır ürünleri çok meşhur.


Gaziantep bir gastronomi kenti. Birçok turist, bizim de yaptığımız gibi Gaziantep'e meşhur mutfağı için geliyor. Gaziantep mutfağında toplamda 512 çeşit yemek var ve bu özelliği ile Türkiye'de birinci sırada. Özellikle kebap ve et yemekleri çok meşhur. Alaca çorba, altı ezmeli kebap, arap köftesi, beyti, börk aşı, çağla aşı, cağırtlak kebap, doğrama, ekşili taraklı kebap, erik tavası, firik pilavı, kavurma, kuşbaşı kebap, küşneme, antep lahmacun, patlıcan kebabı, sarımsak kebabı, simit kebabı, soğan kebabı, şiveydiz, yuvarlama ve yeni dünya kebabı, Gaziantep mutfağına özgü yemeklerin sadece ufak bir kısmı.


Kent, tarihi anlamda da bir çok zenginliği barındırır. Tam merkezinde Gaziantep Kalesi yer alıyor. Kalenin güneyinde târihi Naib Hamamı, kuzeyinde ise çok sayıda tarihi han (Bayaz Han, Büdeyri Hanı ve Şire Han gibi) bulunmakta. Hanların kuzeyinde bakır işlemeleriyle ünlü, tarihi Bakırcılar Çarşısı yer alıyor.

Gaziantep

ULAŞIM

Gaziantep'e en kolay havayolu ile ulaşabilirsiniz. Kentte, şehre 20 km uzaklıkta, Gaziantep Oğuzeli Havaalanı bulunuyor. Her gün İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya'dan tarifeli uçak seferleri yapılmakta. İstanbul'dan yaklaşık 1 saat 45 dk. süren bir uçak yolculuğu ile ulaştığımız kentte ulaşım için araç kiraladık. Araç kiralamayanlar, Havaş ile yarım saatte merkeze kolayca ulaşabilirler. Sadece şehir merkezinde kalmayı düşünüyorsanız araç kiralamadan da rahatlıkla gezebilirsiniz. Ancak, Zeugma Antik Kenti kazı alanı ve Rumkale'ye gitmek istiyorsanız, ya kaldığınız otelden bir tur organize edebilir ya da bizim yaptığımız gibi araç kiralayabilirsiniz.


NE ZAMAN GİTMELİ

Konumu itibariyle Gaziantep'te Akdeniz iklimi ve karasal iklimin bir karışımı görülmekte. Hava, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında çok sıcak, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ise çok soğuk. En çok, Aralık-Şubat arasında yağış alıyor. Mevsim değişirken, gündüz ve gece arasında çok büyük sıcaklık farkları var. Denize kıyısı olmaması sebebiyle kentte nem oranı ise çok düşük. Dolayısıyla, gezileriniz için en ideal aylar Mart, Nisan ve Mayıs veya Eylül, Ekim ayları. Buna ek olarak Ağustos ayının fıstık hasatı zamanı, Nisan ve Haziran ayları arasının ise Yeni Dünya Kebabı zamanı olduğunu bilmekte fayda var.

KONAKLAMA

Gaziantep'de birçok konaklama seçeneği var. Biz Hampton by Hilton'da konakladık. Hem konumundan, ve odalarından, hem de kahvaltısından oldukça memnun kaldık. Fiyatları ise büyük şehirlerle kıyaslandığında makul seviyede.


GEZİLECEK YERLER

Gaziantep denince akla öncelikle mutfağı geliyor. Biz de gezimizin ana planını bu doğrultuda hazırladık. Kahvaltı dışında sadece iki öğün planlama yapabildiğimiz için Gaziantep'in sembol olmuş noktaları ancak bu plana dahil olabildi. Eminiz ki keşfedilmeyi bekleyen daha birçok nokta var! Yemek noktaları dışında meşhur Zeugma'yı ve Rumkale'yi görme şansımız oldu. Detayları aşağıda!


Zeugma Mozaik Müzesi - Konum

Zeugma Mozaik Müzesi, buraya gelen herkesin listesinde birinci sırada yer almalı. Gaziantep demek Zeugma demek, Zeugma ise Çingene Kız demek. Çingene Kız, Gaziantep tanıtımlarında sıklıkla karşılaştığımız o muhteşem mozaik! Değişik renk ve boyuttaki mozaik taşlarını bu kadar kusursuz bir şekilde yerleştirerek oluşturulan bu başyapıtın özelliği, gözlerinin hangi açıdan bakarsanız bakın sizi takip etmesi. Karşısında büyülenmiş bir şekilde dakikalarca vakit geçirebilir ve Çingene Kızın sizi takip ettiğini hissedebilirsiniz. Bulunma hikayesi ise oldukça ilginç. Çingene Kız mozaiği, Zeugma Antik Kenti kazılarına o dönem başkanlık eden emekli öğretim üyesi Rifat Ergeç ve ekibi tarafından, 1998 yılındaki kurtarma kazıları sırasında, bir vatandaşın gösterdiği Kelekağzı bölgesinde tesadüfen bulunmuş. Bir villanın yemek odasının zeminindeki 15 metrekarelik, birçok bölümü tahrip edilmiş bu mozaiği, kaçakçılar üzerine düşen sütun nedeniyle fark etmemiş. Kulağındaki küpeler, iri gözleri ve başındaki bağ nedeniyle "Çingene Kız" olarak adlandırılan mozaikteki kişinin Büyük İskender olduğunu iddia edenler de var. 1960'lı yıllarda kaçak kazılar sırasında parçalanan ve yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan mozaiğin 12 kayıp parçasının ise yıllar sonra ABD'nin Bowling Green State Üniversitesi'nde dekorasyon amaçlı sergilendiği tespit edilmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bundan haberdar olması üzerine, bakanlık 2012 yılında mozaiklerin Türkiye'ye iadesini istedi. Yaklaşık 5,5 yıl süren görüşmeler sonucu parçalar 27 Kasım 2018 tarihinde Gaziantep'e getirildi. Sabırsızlıkla restorasyon sonrası halini bekliyoruz!


Müze'nin başyapıtı Çingene Kız olsa da diğer eserler de oldukça etkileyici. Zeugma'nın hikayesini anlatan film çok güzel kurgulanmış. Mozaikler ve çıkarıldığı bölge hakkında detaylı bilgi veriyor. Müzedeki mozaiklerin boyutları ve güzellikleri, mekana yerleştirilişi bizi çok etkiledi. Bolca fotoğraf çektik. O kadar etkilendik ki, mozaiklerin çıkarıldığı Belkıs'ı ertesi günkü ziyaret planımıza aldık.

Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep

Zeugma Antik Kenti - Konum

Zeugma Antik Kenti, Belkıs Köyü sınırları içerisinde Fırat Nehri'nin kıyısında yer alıyor. Yaklaşık 20 bin dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş olan kent; Fırat'ın geçilebilir en sığ yerinde olması, askeri ve ticari bakımdan da çok stratejik bir bölgede yer alması nedeniyle tarihin her döneminde önemini korumuş. Büyük İskender’in generallerinden biri tarafından M.Ö. 300 yılında kurulan kent, daha sonra Roma hakimiyetine girmiş, bu değişiklik ile köprü, geçit anlamına gelen “Zeugma” adını almış. Kısa zamanda 80 bin nüfusa ulaşan Zeugma’da Fırat manzaralı yamaçlara villalar inşa edilmiş ve dünyanın en büyük kentlerinden biri haline gelmiş. Örneklemek gerekirse Zeugma, komşusu sayılan Antakya (Antiokheia) ile Mısır’daki İskenderiye’den (Aleksandreia) daha küçük, Atina (Athena) ile aynı büyüklükteymiş. Pompei ve şimdi dev bir metropol olan Londra (Londinum)‘dan ise birkaç kat daha büyükmüş.


Kazı alanında halen arkeologlar var ve kazılar devam ediyor. Anlıyoruz ki daha bir çok eser toprak altında. Çok az ziyaretçi olmasından dolayı biraz şaşırdık. Antik Kent Fırat'a bakıyor. Eski çağlardaki villaların manzarası oldukça güzel olmalı! Eserlerin çoğu müzede olduğundan, kazı alanında görülecek çok fazla mozaik yok. Üstü kapatılmış alanda özenle yerleştirilmiş merdivenlerde dolaşırken, bir zamanlar bu coğrafyada yaşayan ve müzede yer alan o olağanüstü eserleri yapan kişilerin kimler olabileceğini hayal ediyoruz.

Zeugma Antik Kenti

Halfeti Tekne Turu - Konum

Bölgede görmek istediğimiz yerlerin başında, Batık Camii geliyordu. Hikayesini yakından bildiğimiz bölge bizi oldukça etkilemiş, baraj gölünün sular altında bıraktığı eski Halfeti'yi görmek şart olmuştu. Bölgeyi gezmenin en iyi yolu, baraj gölünde yapacağınız bir tekne yolculuğu. Yaklaşık 2 saat süren bu tekne gezisinde Eski Halfetiyi, Rumkale'yi ve Savaşan Köyü Batık Camii'yi görebiliyorsunuz. Tekneyi internetten ulaştığımız kaptan ile önceden organize ettik. Gaziantep'e daha yakın olması sebebiyle Beğendik Köyü üzerinden Kasaba'ya yaklaşık bir saat onbeş dakikalık bir yolculuk sonucunda ulaştık. Baraj gölünde yaptığımız tur, gezimizin en değerli kısımlarından biri oldu bizim için. Urfa tarafından böyle bir gezi planlıyorsanız, tekneye Eski Halfeti'den binmek daha doğru olacaktır.


Rumkale - Konum

Kasaba'ya ulaştığımızda suyun karşı kıyısında Rumkale bizi karşıladı. Eskiden Kasaba'dan ulaşılabilen Rumkale, baraj gölünün dolması ile yarımadada kalmış. Kara ulaşımı yok. Bahçelerin, otlakların olduğu yerler su. Kaptan, buraların eskiden daha güzel olduğunu söylüyor, ancak biz gördüğüm harika manzaranın daha güzelinin nasıl olabileceğini hayal etmeye çalışıyoruz. Tekneye binip gezimize başlıyoruz. Düşük sezon olduğundan makul bir fiyat üzerinden anlaştığımız tekne Rumkale önünden geçerken, bölge hakkında da detaylı bilgi alıyoruz.


Gaziantep'te Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği noktada, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde yer alan ve tarihi Barşavma Manastırı, Dink Damı, Aziz Nerses Kilisesi gibi önemli anıt eserlere ev sahipliği yapan Rumkale, tarih, doğa ve inanç turizmi açısından bir cazibe merkezi. Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve İncil'in nüshalarının çoğaltıldığı yer olarak rivayet edilen Rumkale'nin turizme kazandırılması amacıyla kuzey surlarının restorasyonu ve Barşavma Manastırının restorasyonu yapılıyor. Rumkale’de bugün görülebilen yapılar arasında Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, çok sayıda yapı kalıntısı, su sarnıçları, kuyu ve hendek var. Hazreti İsa'nın havarilerinden Yohannes'in (Yuhanna) Roma döneminde Rumkale'yi mesken yaparak, kayadan oyma bir odada İncil'in nüshalarını çoğalttığı rivayet ediliyor. Bu nedenle bu yerleşim yerinin Hristiyanlık tarihinde çok önemli bir rolü var. Yohannes’in, İncil’in kopyasını Rumkale’de bir mağarada sakladığı daha sonra kopyaların buradan alınıp Beyrut’a götürüldüğü söyleniyor. Kaptan, bu önemi sebebi ile yurt dışından bir çok turistin Rumkale'ye bir çeşit haç için geldiğini anlatıyor.

Rumkale

Halfeti - Konum

Halfeti'yi hepimiz hikayesi ile biliriz. İlçenin yüzde 80'i Birecik Barajı'nın suları altında kalmış. Bu sebeple 15 kilometre uzaklıkta kurulan yeni yerleşim merkezine taşınmıştı. Taş mimarisiyle yapılmış evlerin ve camilerin su altında kaldığı ilçenin yeni halini görmek üzere ilerliyoruz. Sahilde yüzlerce yıllık Ulu Camii ve asırlık köprü sizi karşılıyor. Ancak, Halfeti'nin tepesine öyle bir yapı kondurulmuş ki, kasabanın tüm güzelliğini yok etmiş. Bunu görünce oldukça moralimiz bozuldu ve Halfeti'yi gezmeden Batık Camii'ye doğru yola koyulduk.

Halfeti

Savaşan Köyü - Batık Camii - Konum

Fırat Nehri'nin altında kalan taş mimarisiyle 'saklı cennet' ve 'kayıp kent' olarak da anılmaya başlanan Eski Halfeti, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yer. Bölgenin doğası nefes kesici. Terkedilmiş evler, camii, doğa ve su sıra dışı bir görüntü oluşturuyor. Savaşan Köyü’ndeki minaresi suyun üzerinde kendisi suyun altında olan Batık Camii, bölgenin Fırat ile mücadelesinin bir özeti adeta. Minaresi, tekne turu yaparken sizi ilk karşılayan yapı oluyor. Tekneler tarafından ziyaret edildiği için, işletilen bir kafe var. Verdiğimiz molada kafede bir çay içip, terk edilmiş harap haldeki evleri kısaca ziyaret etme fırsatı bulduk. Bir taraftan doğal güzelliğine hayran kalırken, diğer taraftan da böyle bir güzelliğin halen nasıl turizme kazandırılamadığına oldukça şaşırdık. Bölgedeki evlerin restorasyonu ve tesislerin arttırılması ile çok rahatlıkla bir turizm cennetine dönüştürülebilir bu bölge.

Batık Camii, Savaşan Köyü

Gaziantep Kalesi - Konum

Gaziantep Kalesi, şehir merkezinde, yaklaşık 25-30 metre yükseklikte bir tepe üzerinde yer alır. İlk olarak Roma Dönemi'nde bir gözetleme kulesi olarak yapılmış, bugünkü biçimini ise MS. VI. yüzyılda almış. Kale çapı yaklaşık 100 metre, çevresi 1200 metre olan dairesel bir şekle sahip. Kalede oniki kule var. Ziyaretçilerine, şehre yukardan bakmak için önemli bir fırsat sunuyor.

Gaziantep Kalesi

Almacı Pazarı - Konum

Gaziantep'te ‘yöresel ve organik ürün' denilince akla ilk gelen yer olan tarihi Almacı Pazarı, 250 yıllık geçmişiyle, kültürel tarihi ve kuşaktan kuşağa aktarılan meslekleriyle öne çıkıyor. Kültür yolu üzerinde bulunan tarihi çarşı sadece Gazianteplilerin değil Türkiye'nin farklı noktalarından gelen insanların da uğrak yeri. Geçmişte elma meyvesinin nadir bulunması ve bu tarihi pazarda tane ile satışa sunulması nedeniyle Elmacı/Almacı Pazarı ismiyle anılan pazarda, çeşitli baharatlar, Antep fıstığı, kışlık kuruluklar, acılı acısız salçalar, şire türleri, sucuk, pestil, muska ve kuru üzümler satılıyor. Çarşı kısaca Gaziantep'in toprağında yetişen tüm ürünlerden ziyaretçilerine sunuyor. Kürkçü Hanı ve Bakırcılar Çarşısı'nın hemen karşısında yer alan pazar, yerli ve yabancı turistlerin de en sevdiği yerlerden.

Almacı Pazarı

Bakırcılar Çarşısı - Konum

Bakırcılar Çarşısı, birçok el sanatı esnafının üretim yaptığı bir çarşı. Ahşap kaplamalı dükkanları, taş döşenmiş sokakları ile bizlere eski dönemlerden kesitler sunan çarşıda yer alan dükkanların 19'uncu yüzyılda yapıldığı düşünülmekte. Tek katlı dükkanlardan oluşan bu çarşı, hanlar bölgesi içinde yer alıyor.

Bakırcılar Çarşısı

Zincirli Bedesten - Konum & Kemikli Bedesten - Konum

Bedesten kelime anlamı ile; içinde kumaş, mücevher, silah ve benzeri değerli eşyanın satıldığı kapalı çarşı anlamına gelir. Zincirli ve Kemikli Bedesten Gaziantep'in önemli tarihi mekanları arasında. Yöresel eşya ve gıda satın almak isteyenlerin uğrak yerlerinden.


Zincirli Bedesten: XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde yaptırılmış ve halk arasında “Kara Basamak Bedesteni” olarak da bilinir. Uzun yıllar kasaplara ev sahipliği yaptığı için Et Hali olarak da adlandırılan tarihi yapı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yaptırdığı restorasyon çalışmaları sonrasında, genişlikleri 10-25 m2 arasında değişen 73 dükkan ile ticari faaliyette bulunmak isteyen özellikle baharatçı ve turistik eşya satıcılarına otantik bir ortam sunmaktadır.


Kemikli Bedesten: 19. yüzyılda (1865) yapılmış içinde 72 dükkan bulunmakta. Temel kazıları sırasında kemik bulunduğu için adına halk tarafından Kemikli Bedesten denmiş ise de asıl adı Mecidiye Bedesteni.

Gaziantep Bedestenleri

Hamam Müzesi - Konum

Osmanlı hamam mimarisi ve kültürünün en güzel örneklerinden birisi olan yapı, 16.yy. da yaptırılan külliyenin hamam bölümü olarak hizmet vermiş. Paşa Hamamı olarak uzun yıllar kullanılan yapı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek bir müze haline dönüştürülmüş. Aslına sadık kalınarak restore edilen hamamda; soğukluk, ılıklık, sıcaklık bölümleri, Halûk Perk koleksiyonundan hamam araç ve gereçleri sergileniyor. Ayrıca, eski döneme dair hamam adetleri, balmumu heykeller ve maketlerle canlandırılmış.

Hamam Müzesi

Yaşayan Müze, Tarihi Gümrük Han - Konum

Gaziantep Kale çevresinde yer alan hanlardan biri olan Gümrük Han, 1873-1878 yılları arasında ‘Yolcu Hanı’ olarak inşa edilmiş. Hanın zemin katı depo ve ahır, üst katta yer alan odalar ise yolcuların kalması için planlanmış. Hanın restorasyonu 2011 yılında tamamlanarak, kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarının üretim ve satış merkezi olarak “Yaşayan Müze” kimliği ile hizmete sunulmuş. Gümrük Han’da gümüşçülük, tesbihçilik, aba dokuma, mozaik, cam üfleme, bakır işleme, takunya, ebru, Antep işi, ahşap oyma, kutnu dokuma, yemenicilik, kilimcilik ve sedefkârlık meslekleri yaşatılmakta. Burada içtiğimiz çift renkli Türk kahvesi Dünya'da tek. Size de öneririz.

Yaşayan Müze

Emine Göğüş Mutfak Müzesi - Konum

Gaziantep binlerce yıllık geçmişi ile bir çok medeniyetin etkisinde kalmış, bu da mutfağının zenginleşmesine önemli katkı sağlamış. Büyükler tarafından bir miras titizliği ile küçüklere aktarılan her yemeğin ayrı bir hikayesi var. Mahalle kültürünün bir parçası olarak yardımlaşarak hazırlanan yemekler, bu mutfağın muhabbetle, paylaşma ve yardımlaşmayla yaşadığının bir göstergesi. Gaziantep, 2016 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na "Gastronomi" alanında dahil olarak hak ettiği unvana kavuştu. Yüzlerce çeşit yemeği ile dünyada şehir ismi ile anılan tek mutfak olmayı başaran Gaziantep'de yemek kültürü hakkında detaylı bilgilere ulaşabileceğiniz güzel bir müze var. Türkiye'nin ilk mutfak müzesi.


Göğüş Ailesi tarafından müze amaçlı bağışlanan bu güzel konak, (Göğüş Konağı) 1904 yılında yapılmış, aynı zamanda Türkiye’nin ilk Turizm ve Tanıtma Bakanlarından olan Ali İhsan Göğüş'ün doğduğu ev. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyonu yapılan konak, 2008 yılında müze olarak hizmete açılmış. Gaziantep mutfak kültürünü tanıtmayı amaçlayan bu müze, mutfakta kullanılan araç ve gereçlerin sergilendiği, unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemeklerin hikayelerinin anlatıldığı bir yer. Her gün 08:30-17:30 arasında ziyaret edilebilir.

Emine Göğüş Mutfak Müzesi

Gaziantep Mutfak Sanatları Merkezi - Konum

2017 yılı Mart ayında, Gaziantep’e özgü yöresel lezzetlerin tanıtılması ve yaşatılması amacıyla hizmet vermeye başlamış. Yöresel Gaziantep Mutfağının kazan ve tencere yemeklerinin kaybolmaya yüz tutmuş tariflerini gün yüzüne çıkarmak, düzenledikleri workshop çalışmalarıyla da Gaziantep mutfağına merak duyanlara yardımcı olmayı amaçlıyorlar. İşin üstadlarından eski ve yeni Gaziantep tatlarına makul fiyatlar ile ulaşmak amacıyla muhakkak ziyaret etmelisiniz. Her gün 12:00-22:30 arası hizmet veriyorlar. Rezervasyon Hattı üzerinden yemek için yer ayırmanızı öneririz.


Kebapçı Halil Usta - Konum

Gaziantep dendiğinde belki de ilk akla gelen lokanta. Zeugma Mozaik Müzesi'nin arkasında yer alıyor. Kendi deyişi ile; sekiz yaşından bu yana kasaplık mesleğinin içinde yetişen Halil Usta, usta-çırak ilişkisi içerisinde lezzetin sırlarını keşfetmiş, yemek yapmayı çok önemseyen, insanları doyurmayı seven bir kişi. Ekip olarak beğenilmeyecek yemeği masanıza getirmezler. Halil Usta'da bulabileceğiniz yemekler; Sade ve Acılı kıyma kebapları, Simit kebabı, Kuşbaşı, Sade ve Acılı Küşleme çeşitleri, nefis salata ve özel köy yoğurtlarıyla yapılmış bol köpüklü ayrandır. Kebaplar bakır ve çukur kaplarda servis ediliyor. Oturur oturmaz hemen kendine özgü salataları ve pideler getiriyorlar. Salata ve kebaplar efsane, biz baklavasını da çok beğendik.

Kebapçı Halil Usta

İmam Çağdaş - Konum

Baklava ve Ali Nazik ile İmam Çağdaş, Gaziantep'in sembollerinden biri. Antep Kalesi'nin yakınında yer alan lokanta, önündeki lüks araçları ve kalabalığı ile dikkat çekiyor. İmam Çağdaş’ın tarihini kendi Web Sitelerindeki anlatımı ile aktaralım; Halep’ten gelen Hacı Hüseyin Efendi (Çağdaş) kentin 34’üncü esnafı olarak 1887 yılında Maarif’te bir dükkan açar. Daha sonra Gaziantep Kalesi’nin yerleşim alanı olarak ihtiyaca cevap verememesi üzerine çevrede birçok han yapılır ve kentin ilk çarşısı olan Uzun Çarşı kentin merkezi olur. Hacı Hüseyin Efendi’de 1898 yılında Uzun Çarşı’ya taşınır. Hacı Hüseyin Efendi’den sonra işi devralan ve müesseseye ismini veren İmam Usta, vefat ettiği 1964 yılına kadar lezzet merkezi olma geleneğini sürdürür. İmam Usta’dan sonra da oğlu Talat Çağdaş bayrağı devralmış. İmam Çağdaş'ın baklavaları bugün dünyanın dört bir yanına gönderiliyor. Lokantada ise yemek için tek bir şey söyleyeceğiz "Ali Nazik". Bu kebabı daha önceden de defalarca kere yedik ama böylesini hayatımızda tatmadık. Pandemi döneminde bu satırları yazarken sırf bu kebabı tekrar tadabilmek için Gaziantep'e uçabiliriz. Kısaca, muhakkak uğramalısınız.

İmam Çağdaş

Dukat Beyran - Konum

Gaziantep'in meşhur lezzetlerinden 'beyran', kış aylarında vatandaşların sabah kahvaltısının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. İçinde, kemik suyu, et, pirinç, sarımsak ve çeşitli baharatların yer aldığı beyran özellikle sabah erken saatlerde tüketiliyor. Gaziantep'de beyranı, beyran çorbası olarak adlandırmak büyük ayıp! Çünkü beyran onlar için bir çorba değil, özenin ve emeğin birleşimi Gaziantep'e özgü bir yemek. Dukat Beyran'ın methini duyunca beyranı burada denemek istedik. Sadece Beyran değil, etten ve ikramlardan da çok çok memnun kaldık. Kebapçı Halil Usta'ya ve Zeugma Mozaik Müzesi'ne de yakın bu temiz lokantayı herkese öneririz.

Dukat Beyran

Katmerci Zekeriya Usta - Konum

Gaziantep kahvaltı kültürünün en önemli yemeklerinden biri olan “katmer” ince yufkalar içine kaymak, şeker ve Antep fıstığı konulmasıyla yapılır. Hamuru sert buğday unundan yoğurulup, topak haline getirilip bir gün dinlendirildikten sonra pişme öncesi arkası gözükecek incelikte yufka halinde açılır. Malzemesi eklendikten sonra zarf şeklinde kapatılıp ve taş fırında pişirilir. Sıcak ya da soğuk yenebilir. Yanında genelde süt içilir ama isteyen çayla da tüketebilir. Katmer, Antep geleneklerine göre düğün sabahı gelin ve damat için pişirilir. Amaç yeni evlilerin ömür boyu ağız tatlarını kaybetmemelerine yardımcı olmaktır. Ayrıca iki tarafın tüm akrabalarına da katmer gönderilir.


Gaziantep'de katmer deyince akla Zekeriya Usta gelir. Klasik veya simit şeklinde yuvarlak katmer yapıyorlar. Mekan, 4.jenerasyon temsilcisi Mehmet Bey tarafından işletiliyor. Kendisi ile katmer yapımı üzerine oldukça keyifli bir sohbet yaptık. Zekeriya Usta da dükkanda bulunup gelen turistlerle fotoğraf çektiriyor. Ancak maalesef kendisini bu sene içerisinde kaybettik. Ruhu şad olsun. Bu harika deneyimi siz de Gaziantep Gezi planınızın ilk başlarına yerleştirin.

Zekeriya Usta Katmer

Erçelebi Kömürde Kadayıf - Konum

Hiç taze taze kömür ateşinde yavaş yavaş pişen kaymaklı bir kadayıf yapılışını izleyip ardından da sıcağı sıcağına yediniz mi? Erçelebi'de yediğimiz kadayıf inanılmaz lezzetliydi. Bizim gibi çıtır olmasını severseniz iki kişi dahi olsanız küçük tek kişilik kadayıflar yaptırın. Mekanda bir çok çeşit var. İster künefe, ister kadayıf, isterseniz de başka çeşitleri deneyebilirsiniz.


Baklavacılar

Burası Gaziantep; özel kaymağı ve incecik açılmış hamuru ile burada yiyeceğiniz baklavaların tadını başka bir yerde bulamayacaksınız. Genelde fıstıklı bu baklavalar kaymaklı veya kaymaksız (kuru baklava) olarak yapılabiliyor. Kesim ve hazırlanışına bağlı, şöbiyet, midye, havuç dilimi, klasik vs. gibi bir çok şekilde adlandırılıyor. Antep'den Türkiye'deki büyük şehirlere (hatta dünyaya) kargo ile baklava gönderimi yapıyorlar. Bir günlük teslimat süresinde dahi taze baklavaya göre tat biraz farklı oluyor. Lokantalarda (İmam Çağdaş, Halil Usta ve diğerleri) yediğiniz baklavalar da harika ancak sırf bu konuda uzmanlaşmış bir yerden alışveriş yapmak isterseniz, işte size bazı öneriler.


Baklavacı Zeki İnal - Konum

Koçak Baklava - Konum

Baklavacı Güllüoğlu - Konum

Baklava

Tahmis Kahvesi - Konum

Mekan, Türkmen Ağası ve Sancak Beyi Mustafa Ağa Bin Yusuf tarafından, Mevlevihane Tekkesi’ne gelir getirmesi amacıyla 1635-1638 yılları arasında yaptırılmıştır. 1901-1903 tarihinde iki büyük yangın geçirmiş. Mevlevihane’nin şeyhi Feyzullah oğlu Şeyh Münip Efendi, Tahmis Kahvesi ve 33 dükkanı yeniden yaptırmış. Tahmis Kahvesi uzun yıllar “Löküslü Kahve” ve “Tömbekici Kahvesi” olarak da anılmış.


Gaziantep'in en keyifli mekanlarından. Karşılıklı iki kısım olarak hizmet veriyor. Siz, eski olan kapalı mekanı tercih edin. Belirli günlerde canlı müzik de mekana keyif katıyor. Dibek kahvesi, menengiç kahvesi ve daha birçok geleneksel kahveyi burada keyifle deneyebilirsiniz.

Tahmis Kahvesi

Gez Hadi ! - 29 Ağustos 2020

Yorumlar


Adsız.jpg

Biz Kimiz

Dünyada gezilecek o kadar çok yer var ki ! Her keşfettiğiniz yerde neyle karşılaşacağınız bilmeden gezmek ve her yeni keşfinizde çocuklar gibi mutlu olmak için seyahat etmekten vazgeçmeyin !  Daha Fazla

 

E-Posta Grubuna Katıl

Tesekkürler !

bottom of page